Yıkıma Uğrayan “Cennet”: “Jennet”in Akıbetinin Hesabını Kim Verecek?

Yıkıma Uğrayan “Cennet”: “Jennet”in Akıbetinin Hesabını Kim Verecek?

Yıkıma Uğrayan “Cennet”: “Jennet”in Akıbetinin Hesabını Kim Verecek? “Jennet”, “Cennet” anlamına geliyor. Bir zamanlar bu isim, bulunduğu yeri gerçekten yansıtıyordu: yıllanmış ağaçlar, yüzme havuzu, mineralli su, dinlenme ve sağlık hizmetleri. Bugün ise Lebap vilayetinin sakinleri artık bir “cennetten” değil; bakımsızlıktan, kesilen ağaçlardan ve halkın fiilen elinden alınmış bir tesisten söz ediyor. 12 Ağustos 2026 tarihinde Azatlık Radyosu, Lebap vilayetinin Çarcev ilçesinde bulunan “Jennet” sağlık ve dinlenme merkezinin durumunu gündeme getirdi. Yerel sakinlerin aktardığına göre burası onlarca yıl boyunca bölgenin en çok tercih edilen dinlenme ve sağlık merkezlerinden biriydi. Farklı yaş gruplarından insanlar buraya gelir, yerel mineralli sulardan sağlık amacıyla yararlanırdı. Merkezde yüzme havuzu bulunuyor, çevresi ise yıllanmış meyve ve gölge ağaçlarıyla kaplıydı. Bugün bunların büyük bölümü yok edilmiş durumda. Yerel sakinlerin ifadelerine göre çok sayıda yıllanmış ağaç kesildi, alan bakımsızlığa terk edildi ve merkez asıl işlevini yerine getiremez hâle geldi. 2023 yılında tesisin kullanım amacı değiştirilerek bölgeye görev için gönderilen askeri personelin barınması amacıyla tahsis edildi. Azatlık Radyosu’nun görüştüğü kişilere göre başlangıçta yaklaşık 20 subay ailesi buraya yerleştirildi, ancak bugün yalnızca dört ailenin kaldığı belirtiliyor. Yerel sakinler ayrıca son iki yıl içerisinde birçok askeri personelin görevinden ayrılarak geçimini sağlamak amacıyla yurt dışına gittiğini ifade ediyor. Ortaya çıkan sonuç ise çarpıcı: Ne eski sağlık ve dinlenme merkezi kaldı ne de tam anlamıyla işleyen bir yaşam alanı oluşturuldu. Halk İçin Yapılan Bir Tesisin Kaderine Kim Karar Veriyor? Bu mesele yalnızca tek bir tesisin akıbetinden ibaret değildir. Bir kamu tesisi halkın yararı için kurulmuş ve onlarca yıl boyunca vatandaşlar tarafından kullanılmışsa, insanların şu soruların yanıtını bilmeye hakkı vardır: Tesisin kullanım amacını değiştirme kararını kim aldı? Bu karar neden alındı? Ne kadar kamu kaynağı harcandı? Ve bugün tesis neden büyük ölçüde kullanılmaz durumda? Devlet mülkiyeti sahipsiz mülk değildir. Devlet, kamuya ait varlıkları toplumun çıkarları doğrultusunda yönetmek ve vatandaşlara karşı hesap vermek zorundadır. Sağlık ve dinlenme altyapısının ortadan kaldırılması ise özellikle kaygı vericidir. Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin 12. maddesi, herkesin ulaşılabilecek en yüksek fiziksel ve ruhsal sağlık standardına sahip olma hakkını güvence altına almaktadır. Sağlık ve rehabilitasyon altyapısına erişim de bu hakkın hayata geçirilmesiyle doğrudan bağlantılıdır. Yaşlılar, aileler ve bölgede yaşayan insanlar açısından “Jennet” gibi merkezler bir lüks değildir. Bunlar dinlenme, hastalıkların önlenmesi ve sağlığın korunması için erişilebilir sosyal imkânlardır. Mevcut Olanı Yok Ederken Yenilerini İnşa Etmek Türkmenistan’da her yıl yeni tesislerin inşa edildiği ve şehirlerin düzenlenmesi ile güzelleştirilmesi için önemli miktarda kamu kaynağı harcandığı açıklanıyor. Buna karşılık bağımsız medya ve vatandaşlar, mevcut altyapının bakımsızlığa terk edildiğini ve yıllanmış yeşil alanların yok edildiğini sürekli olarak bildiriyor. Bu durumda doğal olarak şu soru ortaya çıkıyor: Onlarca yıldır halka hizmet eden mevcut yapılar korunamıyorsa, neden yeni projelere devasa miktarlarda para harcanıyor? Bu yalnızca bir mülk yönetimi meselesi değildir. Aynı zamanda bütçe şeffaflığı, kamu denetimi ve yetkililerin hesap verebilirliği meselesidir. Vatandaşların Cevap Alma Hakkı Vardır Azatlık Radyosu’nun haberinde dikkat çeken başka bir ayrıntı daha bulunuyor. Gazeteciler, vilayet ve ilçe yönetimleri de dâhil olmak üzere yerel makamlardan konuyla ilgili açıklama almaya çalıştı, ancak 12 Ağustos tarihinde yapılan telefon aramalarına yanıt verilmedi. İşte tam bu noktada “Jennet”in hikâyesi bir insan hakları meselesine dönüşüyor. Vatandaşların yönetime soru sorma hakkı vardır. Gazetecilerin kamu yararını ilgilendiren bilgileri araştırma ve talep etme hakkı vardır. Devlet kurumları topluma karşı hesap verebilir olmak zorundadır. İnsanlardan, kendileri için oluşturulmuş tesislerin kullanım amacının değiştirilmesini, bakımsızlığa terk edilmesini veya yok edilmesini hiçbir açıklama yapılmadan sessizce izlemeleri beklenemez. Lebap sakinleri “Jennet”in yeniden eski işlevine kavuşturulmasını istiyor. Bu talep kamuoyu önünde açık bir yanıtı hak ediyor. Türkmenistan makamlarını, “Jennet” sağlık ve dinlenme merkezinin akıbeti hakkında kamuoyuna açıklama yapmaya, alınan kararlar ve harcanan kamu kaynakları konusunda bilgi vermeye, meydana gelen zararı değerlendirmeye ve tesisin tamamen yeniden faaliyete geçirilmesi imkânını incelemeye çağırıyoruz. “Jennet”, “Cennet” demektir. Ancak cennet, güzel sözlerle ve yeni cephelerle kurulmaz. Cennet; devletin halk için yaratılmış değerleri koruduğu, vatandaşlarını dinlediği ve aldığı her kararın hesabını onlara verebildiği yerde başlar. Kaynak: Azatlık Radyosu, 12 Ağustos 2026. Merkezin mevcut durumu ve yerel sakinlerin görüşlerine ilişkin bilgiler Azatlık Radyosu’nun haberine dayanmaktadır.

İletişime Geçin

Dayanch olarak, her bireyin temel haklarını korumak ve geliştirmek için çalışıyoruz.

İletişime Geç
Logo