Bugün, 20 Mart’ta, dünya Uluslararası Mutluluk Günü’nü kutluyor — insanın refahını, onurunu ve iç huzurunu hatırlatan bir gün. Ancak şu soru ortaya çıkıyor: bu gün Türkmenistan vatandaşları için gerçekten bir anlam taşıyor mu? Ne yazık ki cevap açık — hayır. Milyonlarca insanın kaderi tek bir yönetici klan tarafından belirlenirken bir toplum nasıl mutlu olabilir? En temel hakları sistematik olarak ihlal edilen insanlar nasıl mutluluk hissedebilir? Türkmenistan’da, hem ulusal mevzuatta hem de uluslararası hukukta güvence altına alınmış temel haklar dahi çoğu zaman sadece kâğıt üzerinde kalmaktadır. Seyahat özgürlüğü hakkı — ihlal edilmektedir. Vatandaşların yurt dışına çıkmasına izin verilmemesi, onları kendi ülkelerinde adeta rehin haline getirmektedir. Kimlik belgelerine erişim hakkı — ihmal edilmektedir. Yurt dışındaki diplomatik temsilciliklerde pasaport verilmemesi, insanları hukuki statüden mahrum bırakmakta ve savunmasız hale getirmektedir. İfade özgürlüğü hakkı — baskı altındadır. Sivil aktivistler ve insan hakları savunucuları, sınır ötesi baskılara maruz kalmakta, takip edilmekte, korku içinde yaşamaya zorlanmaktadır. Bilgiye erişim hakkı — kısıtlanmaktadır. Bilgi alanı tamamen kontrol altındadır; devlet ve ona bağlı medya, tek bir klanın çıkarlarına hizmet etmekte ve vatandaşları bağımsız bilgiden mahrum bırakmaktadır. Yargı sistemi — bağımsız değildir. Adaletin sağlanması için değil, iktidarın korunması için işlemektedir. Bu durum şu soruyu doğurur: özgürlüğün, adaletin ve insan haklarının olmadığı bir yerde mutluluk olabilir mi? Dünyanın en zengin ülkelerinden birinin vatandaşları neden işçi göçmeni olmak zorunda kalıyor? Neden kendi ülkelerinde onurlu bir yaşam sürme imkânından mahrum bırakılıyorlar? Cevap açıktır. Ancak çözüm hâlâ yoktur. Bugün sadece mutluluktan söz etme günü değildir. Aynı zamanda hatırlatma günüdür: 👉 Mutluluk, insan hakları olmadan mümkün değildir 👉 Özgürlük bir ayrıcalık değil, bir haktır 👉 Devlet halktır, iktidar değil Bu ilkeler hayata geçirilmediği sürece, Uluslararası Mutluluk Günü Türkmenistan vatandaşları için yalnızca mahrum bırakıldıkları bir değerin sembolü olarak kalacaktır. “Dayanç” Sivil Hareketi İnsan Hakları Platformu Türkmenistan
Dayanch olarak, her bireyin temel
haklarını korumak ve geliştirmek
için çalışıyoruz.