Türkmenistan'da Engelli Bireylerin Gerçek Durumu: Uluslararası Çalıştaylar ile Gerçeklik Arasında Dayanç İnsan Hakları Platformu / Türkmenistan, Birleşmiş Milletler Orta Asya İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi (OHCHR) ile UNICEF Türkmenistan tarafından engelli bireylerin haklarına ilişkin yakın zamanda düzenlenen iki girişimi dikkatle incelemiştir. İlk paylaşımda, Aşkabat'ta "Bizsiz Bizim Hakkımızda Hiçbir Şey" (Nothing About Us Without Us) ilkesi temelinde gerçekleştirilen iki günlük savunuculuk ve iletişim çalıştayı anlatılmaktadır. Etkinlikte sivil toplum temsilcileri, aktivistler, blog yazarları ve dijital içerik üreticileri bir araya gelerek engelli bireylerin karar alma süreçlerine katılımını, kapsayıcı iletişimi ve insan hakları temelli savunuculuğu ele almıştır. Resmî paylaşım: https://www.facebook.com/share/p/1Nw1jjFEVY/ İkinci paylaşım ise gazeteciler, içerik üreticileri ve devlet kurumlarının basın görevlileri için düzenlenen eğitim çalıştayına ilişkindir. Eğitimde, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi (CRPD) doğrultusunda engellilik konularının insan hakları temelli biçimde medyada ele alınması, kapsayıcı dil kullanımı, önyargılarla mücadele edilmesi ve engelli bireylerin yardım nesnesi değil, hak sahibi bireyler olarak temsil edilmesi konuları ele alınmıştır. Resmî paylaşım: https://www.facebook.com/share/1CGpRuss2m/ Dayanç İnsan Hakları Platformu / Türkmenistan, Birleşmiş Milletler'in engelli bireylerin haklarının korunmasına yönelik samimi tüm girişimlerini memnuniyetle karşılamaktadır. Toplumda farkındalık oluşturulması, kapsayıcı yaklaşımın güçlendirilmesi ve eşitlik ilkelerinin teşvik edilmesi son derece önemlidir. Ancak bu tür etkinlikler kaçınılmaz olarak şu temel soruyu gündeme getirmektedir: Türkmenistan'da engelli bireylerin günlük yaşamı sistematik ayrımcılık, yoksulluk, etkili hukuki korumanın yokluğu ve korku ortamı ile şekillenirken, kapsayıcılıktan nasıl söz edilebilir? Ne yazık ki gerçek durum çok farklıdır. Türkmenistan'da engelli bireyler toplumun en savunmasız ve en az korunan kesimlerinden biridir. Bunu görmek için yalnızca engellilik aylıklarının miktarına bakmak yeterlidir. Bu ödemeler o kadar düşüktür ki, insanların en temel yaşam ihtiyaçlarını bile karşılamasına yetmemektedir. Pek çok aile ilaç, rehabilitasyon hizmeti, tedavi ve temel bakım masraflarını karşılayamamakta, hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Ne yazık ki bunlar münferit olaylar değildir. Dayanç İnsan Hakları Platformu / Türkmenistan, uzun yıllardır engelli bireylerin ve ailelerinin maruz kaldığı ağır insan hakları ihlallerini belgelemektedir. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri, iki engelli çocuğun annesi Rozygül Mamekova'dır. Ailesinin tek geçim kaynağı olan iki hektarlık tarım arazisi hukuka aykırı şekilde başka bir kişiye devredildikten sonra yıllarca adalet aramıştır. Yerel makamlar, mahkemeler ve Türkmenistan Cumhurbaşkanlığı İdaresi dâhil olmak üzere birçok kuruma başvurmasına rağmen hiçbir sonuç alamamıştır. Rozygül Mamekova, diğer kadınlarla birlikte şikâyetini bizzat Cumhurbaşkanına iletmek amacıyla Aşkabat'a gittiğinde ise başvurusu incelenmek yerine polis tarafından gözaltına alınmıştır. Meşru haklarını aradığı için korunmak yerine baskı ve yıldırmayla karşı karşıya kalmıştır. Bir diğer çarpıcı örnek ise yetim olan Raul Hojaniyazov'un hikâyesidir. Yetimhaneden ayrıldıktan sonra devlet tarafından fiilen kaderine terk edilmiş, engelli kardeşinin bakımını tek başına üstlenmiştir. Defalarca başvurmasına rağmen kanunen hakkı olan konuta ve gerekli sosyal desteğe ulaşamamıştır. Onun hikâyesi, yetimlerin ve engelli bireylere bakan ailelerin devlet tarafından sistematik biçimde korunamadığını açıkça göstermektedir. En trajik vakalardan biri ise engelli bir birey olan Nurmurat Halmıradov'dur. Kendisi yolsuzluğu, son derece düşük engellilik maaşlarını, yasal hakkı olan konuta erişemeyişini ve devlet kurumlarının engelli bireylere yönelik aşağılayıcı tutumunu kamuoyu önünde dile getirmiştir. Yaklaşık 1.400 Türkmenistan manatı tutarındaki engelli aylığıyla yaşamını sürdürmeye çalışıyor, bu gelirin büyük kısmını kira ödemesine harcıyordu. Engelli olmasına ve kalabalık bir ailesi bulunmasına rağmen devlet tarafından anlamlı bir destek alamadı. Haklarını savunan açıklamalarının ardından Nurmurat Halmıradov ve eşi hakkında güvenlik güçleri tarafından işlem yapıldığı bildirildi. Mevcut bilgilere göre kendisi ağır kötü muameleye, tehditlere ve psikolojik baskıya maruz bırakıldı. Kısa bir süre sonra ise hayatını kaybetti. Onun ölümü, Türkmenistan'da engelli bir bireyin haklarını açıkça savunmasının ne kadar tehlikeli olabileceğinin trajik bir simgesi hâline gelmiştir. Bu hikâyelerin ortak noktası şudur: Bu insanlar ayrıcalık talep etmediler. Yalnızca Türkmenistan mevzuatı ve ülkenin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler tarafından güvence altına alınmış haklarına saygı gösterilmesini istediler. Bu çerçevede Dayanç İnsan Hakları Platformu / Türkmenistan, uluslararası topluma şu soruları yöneltmektedir: Bu eğitim programları ve çalıştaylar Türkmenistan'ın uzak bölgelerinde yaşayan engelli bireyler için gerçekten erişilebilir mi? Ülkede engelli bireyler ve aileleri için bağımsız kriz merkezleri var mı? Engelli bireylerin ayrımcılığa uğramadan istihdama erişimi gerçekten mümkün mü? İnsan hakları ihlallerinin güvenli şekilde bildirilebileceği gizli yardım hatları mevcut mu? Türkmenistan'da engelli bireylerin haklarını baskı korkusu olmadan savunabilecek bağımsız sivil toplum kuruluşları bulunuyor mu? Bugün Türkmenistan'da engelli bireylerin sesini gerçekten kim duyuyor? Ne yazık ki cevap açıktır: Neredeyse hiç kimse. Sistematik insan hakları ihlalleri yalnızca seminerler, çalıştaylar, konferanslar ve farkındalık kampanyalarıyla ortadan kaldırılamaz. Bağımsız kurumlar bulunmadığı, ifade özgürlüğü ciddi şekilde kısıtlandığı, mağdurlar güvenli biçimde adalet arayamadığı ve sivil toplum devletin sıkı denetimi altında olduğu sürece bu tür etkinlikler yalnızca iyi niyetli açıklamalar olarak kalma riski taşımaktadır. Dayanç İnsan Hakları Platformu / Türkmenistan, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi'ni, UNICEF'i, diğer BM kuruluşlarını, uluslararası örgütleri ve Türkmenistan hükümetini söylemlerin ötesine geçerek somut adımlar atmaya çağırmaktadır. Gerçek ilerleme için bağımsız insan hakları izleme mekanizmalarına, bağımsız sivil toplumla gerçek iş birliğine, etkili hukuki başvuru yollarına, insanca yaşamaya yetecek engellilik maaşlarına, erişilebilir sağlık ve rehabilitasyon hizmetlerine, kriz merkezlerine, güvenli şikâyet mekanizmalarına, eğitim ve istihdama eşit erişime ve engelli bireylerin haklarını misilleme korkusu olmadan savunabilecekleri bir ortama ihtiyaç vardır. Engelli bireylerin sembolik açıklamalara veya resmî toplantılara değil; adalete, korumaya, insan onuruna saygıya, eşit fırsatlara ve Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi ile diğer uluslararası insan hakları belgelerinde güvence altına alınan haklardan tam olarak yararlanabilmeye ihtiyaçları vardır. Artık yalnızca kapsayıcılıktan söz etmenin değil, sistemi köklü biçimde değiştirmenin zamanı gelmiştir. Türkmenistan'da engelli bireylerin onurlu, özgür ve güvenli bir yaşam sürebilmeleri ancak gerçek reformlar ve somut adımlarla mümkün olacaktır.
Dayanch olarak, her bireyin temel
haklarını korumak ve geliştirmek
için çalışıyoruz.