Türkmenistan’da Anneler Günü: Susturulmaya Çalışılan Binlerce Hayat

Türkmenistan’da Anneler Günü: Susturulmaya Çalışılan Binlerce Hayat

Türkmenistan’da Anneler Günü: Susturulmaya Çalışılan Binlerce Hayat Anneler Günü konusunu sürdürürken, Türkmenistan’daki kadınların ve annelerin yaşadığı trajedileri bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Bugün gerçekten mutlu olamayan annelerden bahsetmek istiyoruz. Çünkü onlardan en önemli şeyler alındı — güvenlik, gerçek, özgürlük, aile ve gelecek umutları. Maral Annayeva’yı hatırlatmak istiyoruz — bugün hâlâ akıbeti bilinmeyen bir kadın. Ona ne olduğunu bilmiyoruz. Nerede olduğunu bilmiyoruz. Ne durumda olduğunu bilmiyoruz. Çünkü Türkmenistan yönetimi bilgi saklamayı, insan haklarını ihlal etmeyi ve insanları belirsizlik içinde bırakmayı alışkanlık hâline getirdi. Ayrıca iki kızı Melek ve Nazlı’nın durumunun da ne olduğunu bilmiyoruz. Çocukların annesiz bırakılabileceği bir ortamda ve toplumun gerçeği öğrenme hakkının bile elinden alındığı bir yerde anneliğin korunmasından nasıl söz edilebilir? Dört çocuk annesi ve sivil aktivist Alişer Sahatov’un eşi olan Gülala Hasanova’yı da hatırlatmak istiyoruz. Bugün bu anne mutlu olabilir mi? Cevap çok açık — hayır. Bir annenin çocuklarının babası elinden alınmışken mutlu olması mümkün müdür? Sadece gerçeği söylediği için. Halkın sesi olduğu için. Sorunları, insan hakları ihlallerini ve adaletsizliği açıkça dile getirdiği için. İnsan hakları için mücadele eden anne ve insan hakları savunucusu Umida Bekjanova’yı da hatırlatmak istiyoruz. Onun çocukları da annelerinin gerçeği söyleme hakkını kullanması nedeniyle acı çekti. Kızı bilinmeyen koşullar altında hayatını kaybeden anne Gülyalek Gelnedje’yi de hatırlatmak istiyoruz. Bir annenin kendi çocuğunun ölümü hakkındaki gerçeği öğrenme hakkı bile fiilen elinden alındı. Bu adalet midir? Bir annenin kızına ne olduğunu öğrenme hakkı yok mudur? Uydurma suçlamalarla hapse atılan anne Camal Bazarova’yı da hatırlatmak istiyoruz. Kendi ifadelerine göre, gözaltı merkezinde iki soruşturmacı — Aşirgeldi Musayev ve Bahtiyar Muradov — tarafından şiddete maruz bırakıldı. Bugüne kadar sorumlular cezalandırılmadı. Ayrıca Camal Bazarova, Daşoğuz’daki kadın ceza kolonisinde koloni müdürü Maksat Bazaganov tarafından uygulanan şiddet hakkında da bilgi verdi. Ama sistem sessiz kalmaya devam ediyor. Ve bunlar sadece birkaç hikâye. Gerçekte ise yüzlerce hikâye var. Binlerce hayat. Binlerce anne. Binlerce çocuk. Bu hikâyelerin çoğunu belki de hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz. Çünkü insanlara yıllarca sessiz kalmaları öğretildi. Şikâyet etmemeleri öğretildi. Kendilerini savunmamaları öğretildi. İnsan hakları ihlallerinden söz etmemeleri öğretildi. Gerçeği söylemekten korkmaları öğretildi. Korku bir devlet sistemine dönüştüğünde, bütün toplum zarar görür. Tek bir iktidar klanı — ve yok edilmiş binlerce hayat. Anneler Günü’nde sadece çiçeklerden ve kutlamalardan bahsetmek istemiyoruz. Bir annenin korunma hakkından söz etmek istiyoruz. Bir kadının korkmadan yaşama hakkından söz etmek istiyoruz. Çocukların anne ve babalarını özgür görebilme hakkından söz etmek istiyoruz. İnsanların gerçeği söyledikleri için ortadan kaybolmama hakkından söz etmek istiyoruz. Çünkü annelere gerçek değer vermek; adaletin, hukukun ve insan onuruna saygının olduğu yerde başlar.

İletişime Geçin

Dayanch olarak, her bireyin temel haklarını korumak ve geliştirmek için çalışıyoruz.

İletişime Geç
Logo