Türkmenistan’da 1 Mayıs Bir Emek Bayramı Değil, Emekçilerin Haklarının

Türkmenistan’da 1 Mayıs Bir Emek Bayramı Değil, Emekçilerin Haklarının

Kutlanamayan 1 Mayıs: Türkmenistan’da Emekçiler Neden İşçi Bayramı’nı Kutlayamıyor? Bugün dünya, Uluslararası İşçi Bayramı’nı kutluyor — emekçilerin dayanışmasının, insana yakışır çalışma koşullarının, adil ücretin, güvenli çalışma ortamının ve emeğe saygının günü olarak. Ancak Türkmenistan vatandaşları için bu gün uzun zamandır bir bayram olmaktan çıkmıştır. Çünkü emekçilerin haklarının sistematik biçimde ihlal edildiği, emeğin devlet tarafından değersizleştirildiği bir yerde İşçi Bayramı kutlanamaz. Aşağılayıcı Derecede Düşük Ücretler Türkmenistan’da milyonlarca vatandaşın maaşı sadece düşük değildir — insanca yaşamaya yetmeyecek kadar yetersiz ve onur kırıcıdır. Ülkenin birçok bölgesinde çalışanların gelirleri: temel gıda ihtiyaçlarını karşılamaya yetmemektedir; nitelikli sağlık hizmetine erişim sağlamamaktadır; bir aileyi geçindirmeye imkân vermemektedir; tasarruf veya gelişim fırsatı bırakmamaktadır. Kronik düşük ücretler şu sonuçlara yol açmaktadır: her seviyede yaygın yolsuzluk; zorunlu iş gücü göçü; kayıt dışı ekonominin büyümesi; dürüst emeğin değersizleşmesi, çünkü iyi bir işe ulaşmak çoğu zaman rüşvet veya bağlantı gerektirmektedir. “Kamusal Görev” Adı Altında Zorla Çalıştırma Türkmenistan’da binlerce kamu çalışanı her yıl şu uygulamalara maruz bırakılmaktadır: kitlesel devlet etkinliklerine zorunlu katılım; pamuk toplama kampanyalarına mecburi sevk; kamu çalışmaları ve gösteri amaçlı etkinlikler için seferber edilme; resmî faaliyetlere kendi masraflarıyla katılma zorunluluğu. Reddetmeleri halinde çoğu zaman: işten çıkarılma tehdidiyle; prim kesintisiyle; idari baskıyla; gayriresmî “güvenilmez” listelere alınmakla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu durum, temel işçi haklarının ve zorla çalıştırma yasağının açık ihlalidir. Bağımsızlığı Olmayan Sendikalar Ülkede gerçek anlamda bağımsız sendikalar bulunmamaktadır. Mevcut tüm sendikal yapılar: fiilen devlet kontrolü altındadır; işçileri işveren keyfiliğine karşı korumamaktadır; gerçek toplu pazarlık yürütmemektedir; grev organize edememekte ve etkili hukuki destek sağlayamamaktadır. Sonuç olarak Türkmenistan’daki işçi, sistem karşısında yalnız bırakılmaktadır. İşsizlik ve Bölgesel Ayrımcılık Özellikle şu bölgelerde durum daha ağırdır: küçük şehirler; köyler; uzak yerleşim bölgeleri. Bu bölgelerde: iş imkânları yok denecek kadar azdır; işletmeler kapanmış veya sadece kâğıt üzerinde faaliyet göstermektedir; gençler göç etmek zorunda kalmaktadır; işe erişim çoğu zaman rüşvete, bağlantıya veya siyasî sadakate bağlıdır. Büyük şehirlerde ise durum yalnızca ölçek bakımından farklıdır: İş fırsatları çoğunlukla liyakat sahiplerine değil, “tanıdıklara” sunulmaktadır. Bağımsız Yargı Yoksa İşçi Koruması da Yoktur İşçi hakları ihlal edildiğinde Türkmenistan vatandaşlarının fiilen başvurabileceği etkili bir hukuk yolu bulunmamaktadır. Bunun nedeni açıktır: Ülkede bağımsız yargı sistemi yoktur. Mahkemeler: hukuka aykırı işten çıkarmalara karşı işçileri korumamakta; ihlal edilen hakların iadesini sağlamamakta; iş uyuşmazlıklarını tarafsız biçimde incelememekte; ağırlıklı olarak devletin ve bağlantılı yapıların çıkarlarına hizmet etmektedir. Emeklilik: Yoksulluğun Devamı On yıllarca çalışmanın ardından Türkmenistan vatandaşlarını bekleyen şey çoğu zaman yaşlılıkta yoksulluktur. Birçok emekli: ilaç alamamakta; gıdadan tasarruf etmek zorunda kalmakta; tedaviden vazgeçmekte; ileri yaşta çalışmaya devam etmekte; çocuklarının ve akrabalarının desteğine bağımlı hale gelmektedir. Türkmenistan’da onurlu bir emeklilik birçok kişi için ulaşılamaz durumdadır. Emek Göçmenlerinin Özel Mağduriyeti Yurt dışında çalışan Türkmen emekçilerin durumu ayrıca ağır bir kriz oluşturmaktadır. Binlerce Türkmenistan vatandaşı, yurt dışındaki Türkmenistan diplomatik temsilciliklerinden pasaport alamamakta veya pasaport yenileyememektedir. Oysa Türkmenistan Göç Kanunu’nun 29. maddesi 3. fıkrası, vatandaşların diplomatik ve konsolosluk temsilcilikleri aracılığıyla belge alma hakkını açıkça güvence altına almaktadır. Buna rağmen bu hüküm uygulamada sistematik olarak yerine getirilmemektedir. Bu durumun sorumluluğu: Türkmenistan Dışişleri Bakanlığı’na; Türkmenistan Devlet Göç Servisi’ne; Türkmenistan’ın yurt dışındaki diplomatik temsilciliklerine aittir. Belgelerden Mahrum Bırakılmanın Sonuçları Vatandaşların yurt dışında kimlik ve pasaport belgelerinden mahrum bırakılması şu ağır sonuçlara yol açmaktadır: yasal çalışma imkânının ortadan kalkması; gözaltı ve sınır dışı edilme riski; oturum izni veya iltica başvurusu yapamama; çocukların doğum kaydını yaptıramama; sağlık ve eğitime erişimde kısıtlamalar; resmî iş sözleşmesi yapamama; işverenler tarafından mali ve hukuki sömürüye açık hale gelme; aracılara ve suç ağlarına bağımlılığın artması; insan ticareti ve emek sömürüsüne karşı savunmasızlığın yükselmesi; göç statüsünü düzenleyememe nedeniyle ailelerin parçalanması; her an gözaltına alınma korkusuyla yaşamak. Devlet fiilen kendi vatandaşlarını ülke dışında hukuki varlıktan mahrum bırakmaktadır. 1 Mayıs Bayram Değil, Hatırlatma Günüdür Yirmi birinci yüzyılda bir devletin: emeğin onurunu ayaklar altına alması; kamu çalışanlarını sömürmesi; emeklileri yoksulluğa mahkûm etmesi; göçmenleri belgesiz bırakması; işçi koruma mekanizmalarını yok etmesi kabul edilemez. Bu nedenle bugün Türkmenistan emekçilerini kutlayamıyoruz. Çünkü onların emeği: değer görmüyor; korunmuyor; adil ücretlendirilmiyor; onurlu bir emeklilikle ödüllendirilmiyor. Türkmenistan Emekçilerine Çağrı Türkmenistan’daki tüm emekçilere sesleniyoruz: Emeğiniz değerlidir. Onurunuz iktidara sadakatle ölçülemez. Haklarınız bir ayrıcalık değil, medeni bir toplumun temelidir. Türkmenistan’da emekçiler haklarından mahrum bırakıldığı sürece, 1 Mayıs bu ülkede bir bayram olamaz. “Dayanç / Türkmenistan” Sivil Hareketi İnsan Hakları Platformu Haklarınız Bizim Görevimizdir 🌐 https://www.dayanchcivil.com/⁠�

İletişime Geçin

Dayanch olarak, her bireyin temel haklarını korumak ve geliştirmek için çalışıyoruz.

İletişime Geç
Logo