Raşit Meredov — Diplomat mı yoksa izolasyonun mimarı mı?

Raşit Meredov — Diplomat mı yoksa izolasyonun mimarı mı?

Raşit Meredov genellikle deneyimli bir diplomat ve Türkmenistan’ın en etkili siyasetçilerinden biri olarak tanıtılır. Gerçekten de siyasi kariyeri oldukça uzundur. Hukuk alanında doktora derecesine sahiptir, mesleği hukukçudur ve Moskova Devlet Üniversitesi mezunudur. 1990’lı yılların başından itibaren devletin en üst düzey kurumlarında görev yapmaktadır. 2001 yılından bu yana Türkmenistan Dışişleri Bakanı, 2003 yılından beri ise aynı zamanda Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Yirmi yılı aşkın bir süre boyunca dışişleri bakanlığı görevinde bulunmak uluslararası diplomasi açısından oldukça nadir bir durumdur. Ancak şu temel soru ortaya çıkmaktadır: Bu uzun diplomatik deneyim Türkmenistan vatandaşlarına ne kazandırmıştır? İşte tam da burada en dikkat çekici durum ortaya çıkıyor. Dış politika kurumunun başında on yıllar geçmesine rağmen, vatandaşların karşı karşıya olduğu en temel sorunlardan biri hâlâ çözülmemiştir. Türkmenistan’ın yurt dışındaki diplomatik temsilcilikleri vatandaşlara pasaport vermemektedir. Yurt dışında yaşayan binlerce Türkmenistan vatandaşı yeni pasaport alamamakta ya da süresi dolmuş pasaportlarını büyükelçilikler veya konsolosluklar aracılığıyla yenileyememektedir. Bu sadece bürokratik bir sorun değildir. Pasaport bir insanın temel kimlik belgesidir. Pasaport olmadan insanlar: — yasal olarak yaşayamaz — çalışamaz — eğitim alamaz — sağlık hizmetlerinden yararlanamaz — resmi işlemler yapamaz — özgürce seyahat edemez Buna rağmen yurt dışında yaşayan Türkmenistan vatandaşları için pasaport almak çoğu zaman neredeyse imkânsız hâle gelmiştir. Üstelik bu durum birkaç yıl değil, on yıllardır devam etmektedir. Durum Türkmenistan’ın kendi mevzuatına bakıldığında daha da dikkat çekici hâle gelmektedir. Türkmenistan’ın Göç Yasası’nın 29. maddesine göre, yurt dışında yaşayan Türkmenistan vatandaşlarına pasaportların diplomatik temsilcilikler ve konsolosluklar aracılığıyla verilmesi gerekmektedir. Yani yasa açıkça devletin vatandaşlarına yurt dışında pasaport sağlama yükümlülüğünü öngörmektedir. Dolayısıyla diplomatik temsilciliklerde pasaport verilmemesi uygulaması yalnızca uluslararası standartlara değil, aynı zamanda Türkmenistan’ın kendi yasalarına ve Anayasasında yer alan vatandaş haklarına da aykırıdır. Bu da doğal olarak şu soruyu gündeme getiriyor: Devlet kurumları neden kendi yasalarını uygulamıyor? Bu bir idari yetersizlik mi? Yoksa vatandaşlar üzerinde kontrol sağlamaya yönelik bilinçli bir politika mı? Bir diğer önemli konu ise seyahat özgürlüğüdür. Bu durum özellikle Raşit Meredov’un son zamanlarda uluslararası hukuk ve uluslararası yükümlülükler hakkında sıkça konuştuğu düşünüldüğünde daha da dikkat çekicidir. Ancak Türkmenistan’da Göç Yasası’nın 30. maddesinin 9. fıkrası, vatandaşların ülkeyi terk etme hakkının kısıtlanmasına izin vermektedir. Bu düzenleme uluslararası hukukta yer alan seyahat özgürlüğü standartlarıyla çelişmektedir. Ortaya açık bir çelişki çıkmaktadır. Bir tarafta uluslararası hukuka yapılan açıklamalar, diğer tarafta ise vatandaşların haklarını kısıtlayan yasal mekanizmalar. Uluslararası hukuktan söz edip aynı anda onu ihlal etmek oldukça tuhaf bir diplomasi anlayışıdır. Bir başka önemli konu daha vardır. Dışişleri Bakanı olarak Raşit Meredov, Türkmenistan’ın yurt dışındaki tüm diplomatik temsilciliklerinin faaliyetlerinden sorumludur. Bu nedenle yurtdışında yaşayan vatandaşlara yönelik baskı mekanizmalarında onun rolü olabileceği ihtimali göz ardı edilemez. Son yıllarda Türkmenistan vatandaşlarına karşı sınır aşan baskı ve baskı politikaları (transnasyonel baskılar) giderek daha sık gündeme gelmektedir. Bunlar arasında: — aktivistlere yönelik baskılar — hükümet eleştirmenlerinin takibi ve kovuşturulması — yurtdışındaki vatandaşların korkutulması — devlet kurumlarının yabancı güvenlik yapılarıyla iş birliği yapması gibi vakalar yer almaktadır. Bu tür olaylar özellikle Türkiye ve Rusya Federasyonu topraklarında daha sık rapor edilmektedir. Vurgulamak gerekir ki: Sınır aşan baskılar insan haklarının ve uluslararası hukukun ciddi ihlalidir. Bu tür suçlar zaman aşımına uğramaz. Bu nedenle şu soru kaçınılmaz hâle gelmektedir: On yıllardır vatandaşların temel sorunlarını çözemeyen bir dışişleri bakanına Türkmenistan vatandaşlarının gerçekten ihtiyacı var mı? Görev süresi boyunca: — vatandaşlar diplomatik temsilciliklerden pasaport alamıyor — seyahat özgürlüğü kısıtlanıyor — diplomatik yapılar vatandaşlara baskı aracı olarak kullanılabiliyor Diplomasinin amacı vatandaşları korumaktır. Ancak diplomasi kendi vatandaşlarını kontrol etme sistemine dönüştüğünde artık diplomasi olmaktan çıkar. Bambaşka bir yapıya dönüşür. Bu nedenle bu tür yetkililerin faaliyetleri uluslararası hukuk ve siyaset açısından değerlendirilmelidir. “Dayanç Türkmenistan” Sivil Hareketi İnsan Hakları Platformu

İletişime Geçin

Dayanch olarak, her bireyin temel haklarını korumak ve geliştirmek için çalışıyoruz.

İletişime Geç
Logo