Gülala Hasanova — Gücün, Sevginin ve Mücadelenin Sembolü

Gülala Hasanova — Gücün, Sevginin ve Mücadelenin Sembolü

Gülala Hasanova — Gücün, Sevginin ve Mücadelenin Sembolü Dünya Kadınlar Günü arifesinde, modern dünyada mücadelenin sembolü haline gelen bir kadını, dört çocuk annesi bir kadını hatırlamamak mümkün değil. Onun adı Gülala Hasanova. Kendisi, 24 Temmuz 2025 tarihinde Türkiye’nin Edirne şehrinde kaybolan sivil aktivist Alişer Sahatov’un eşidir. Bu, mütevazı, sakin, evine bağlı bir kadının hikâyesidir. Hayatı bir anda “önce” ve “sonra” diye ikiye bölünen bir kadının hikâyesi… Her şey, polislerin kapılarını çalıp eşini hiçbir açıklama yapmadan bir geri gönderme merkezine götürdüğü gün değişti. Ona sadece “yakında dönecek” denildi. Ama o geri dönmedi. Bugün 7 Mart ve hâlâ onun nerede olduğuna dair güvenilir hiçbir bilgi yok. Bu korkunç trajedi Gülala Hasanova’nın hayatında bir dönüm noktası oldu. O andan itibaren güçlü olmak zorunda kaldı. Ve şu soru ortaya çıkıyor: Onu bu kadar güçlü yapan kim? Onu güçlü yapan şey diktatörlük sistemidir. Yıllardır aktivistlere, insan hakları savunucularına ve halkın sesi, adaletin sesi olmaya çalışan insanlara baskı uygulayan bir sistem. Sadece ifade özgürlüğü gibi anayasal haklarını kullanan insanlara karşı yürütülen baskılar… İşte bu sert gerçeklik onun gücünün katalizörü oldu. Gülala bir anda her şey olmak zorunda kaldı: bir mücadeleci, bir insan hakları savunucusu, bir gazeteci, aynı zamanda hem anne hem baba. Eşini aramak, çocuklarını teselli etmek, onlara her şeyin iyi olacağını ve babalarının geri döneceğini söylemek zorunda. Ailesine bakmak, onları ayakta tutmak ve aynı zamanda her gün acı bir gerçekle yüzleşmek zorunda. O gerçek şu: Eşi binlerce vatandaşın hakları için mücadele etti. Ancak felaket kendi evlerine geldiğinde, bu vatandaşların çoğu sessizlik ve kayıtsızlık yolunu seçti. Bu korkutucu. Bu acı verici. Bu adaletsiz. Umutsuzluk geliyor. İnsan tükenmiş hissediyor. Ama yine de kendini toparlayıp ileriye doğru yürümek zorunda kalıyor. “İleri”nin nereye olduğunu bilmeden… Bir sonraki dakikanın ne getireceğini bilmeden: iyi bir haber mi, kötü bir haber mi, yoksa en acısı olan sessizlik mi… Çıkış yolu nerede? Hangi kapıları çalmalı? Kime başvurmalı? Cevaplar çok az. Bilinmezlik ise çok fazla. Ama sevgi, sadakat, adaleti sağlama arzusu, çocuklarına babalarını geri kazandırma isteği ve sevdiği insanla yeniden mutlu bir hayat kurma umudu onun kırılmasına izin vermiyor. Her ne kadar bu mücadele her gün, her saat, her dakika, her saniye yaşansa da… Bugün Gülala Hasanova sadece kayıp bir aktivistin eşi değildir. O artık mücadelenin, gücün, sevginin, sadakatin, direncin ve kararlılığın sembolüdür. O, sistemin kırmaya çalıştığı bir kadındır. Ama sistem onu kırmak yerine daha da güçlü yaptı. Daha dirençli yaptı. Onu yenilmez kıldı. İşte bu yüzden bugün sessiz kalmamak gerekir. Sessiz kalmayın. Destek olun. Yardım edin. Gerçeğin ortaya çıkmasını talep edin. Dört çocuk babası olan eşinin nerede olduğunu bilmek onun yasal hakkıdır. Sevdiği insanla birlikte olmak onun hakkıdır. Mutlu olmak onun hakkıdır. Ve hatta bazen zayıf olabilmek bile onun hakkıdır. Dünya Kadınlar Günü arifesinde, Gülala Hasanova’dan sadece büyük bir trajediyi yaşayan bir kadın olarak değil, kişisel acısını onura, dirence ve hakikat mücadelesine dönüştüren bir kadın olarak söz ediyoruz. Gülala Hasanova — sistemi bile kıramayan modern kadının sembolüdür.

İletişime Geçin

Dayanch olarak, her bireyin temel haklarını korumak ve geliştirmek için çalışıyoruz.

İletişime Geç
Logo