Evsiz Yetimler: Türkmenistan’da Yasalar Yalnızca Kâğıt Üzerinde Mi Var? Türkmenistan’da yetimhanelerde büyüyen ve reşit olduktan sonra sistem tarafından kaderine terk edilen yetimlerin durumu yeniden gündeme geliyor. Yetkililerin uzun yıllardır görmezden geldiği bu sorun, toplumun en savunmasız kesimlerinden birinin yaşadığı ağır gerçekliği ortaya koyuyor. Raul Hocaniyazov’un hikâyesi istisna değildir. Bu hikâye, yıllardır korunmasız gençlerin hayatlarını yok eden sistematik bir sorunun yansımasıdır. Raul bir yetimdir. İki kardeşiyle birlikte yetimhanede büyümüştür. Kardeşlerinden biri engellidir. Türkmenistan yasalarına göre yetimler ve ebeveyn bakımından mahrum kalan çocuklar, devlet tarafından öncelikli olarak konut hakkına sahiptir. Ancak uygulamada bu haklar çoğu zaman yalnızca kâğıt üzerinde kalmaktadır. Raul reşit olduktan sonra yasal olarak hak ettiği konutun verilmesi için defalarca yerel yönetime başvurmuştur. Yetkililer ona yardım edeceklerini söylemiştir. Daha sonra askere alınmıştır. İki yıllık askerlik hizmetinin ardından geri döndüğünde ise başını sokacak bir evi olmadığını görmüştür. Yetkililerin verdiği sözler hiçbir zaman yerine getirilmemiştir. Bugün Raul hayatta kalabilmek için bir oto yıkamada çalışmaktadır. Ev kiralayacak maddi gücü yoktur. Kardeşleri ise akrabalarının yanında, ondan fazla kişinin yaşadığı küçük bir evde kalmaktadır. Bu hikâye yalnızca yoksullukla ilgili değildir. Aynı zamanda temel insan haklarının olası ihlalleriyle ilgilidir. Raul Hocaniyazov ve kardeşlerinin durumunda şu hak ihlalleri gündeme gelmektedir: yeterli yaşam standardı ve barınma hakkının ihlali; sosyal güvence hakkının ihlali; yetimlerin devlet koruması ve desteği hakkının ihlali; engelli bireylerin özel devlet desteği hakkının ihlali; eşitlik ve ayrımcılık yasağı ilkesinin ihlali. Bu haklar yalnızca Türkmenistan’ın iç hukukunda değil, aynı zamanda ülkenin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde de güvence altına alınmıştır. Bunlar arasında: İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi; Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme; Çocuk Hakları Sözleşmesi; Engelli Hakları Sözleşmesi bulunmaktadır. Sosyal alandaki kaynaklardan gelen bilgiler ise özellikle endişe vericidir. İddialara göre yetimhanelerden çıkan gençler 18 yaşına geldiklerinde adeta “vilayetlere götürülüp yerel yönetim binalarının önüne bırakılıyor” ve sonrasında tamamen kendi başlarının çaresine bakmaları bekleniyor. Birçok yetim yıllarca ne ev sahibi olabiliyor ne de düzgün bir iş bulabiliyor. Türkmenistan’da ikamet kaydı olmadan resmi olarak çalışmak neredeyse imkânsızdır. Yetimhanelerdeki zor koşullar ve yolsuzluk nedeniyle birçok genç yeterli eğitim alamamakta ve toplumun dışına itilmektedir. Yetim kız çocuklarının durumu ise daha da trajiktir. Destek ve gelecek umudu olmayan bazı genç kadınlar, hayatta kalabilmek için istismara açık ilişkilere, erken yaşta evliliklere veya başka çaresiz yollara sürüklenmektedir. Bu tablo karşısında Raul’un canlı yayın sırasında verdiği cevap özellikle dikkat çekicidir. Kendisine Gurbangulı Berdimuhammedov Hayır Vakfı’na başvurması önerildiğinde Raul açık şekilde bu fondan hiçbir umut beklemediğini söylemiştir. Bu sözler, Türkmenistan’daki devlet bağlantılı yardım kuruluşlarına duyulan güvenin ne kadar azaldığını göstermektedir. Giderek daha fazla vatandaş, bu tür vakıfları gerçek yardım mekanizmaları olarak değil, televizyon propagandası ve siyasi imaj çalışmasının bir parçası olarak görmektedir. Resmî televizyonlarda yardım ve refah görüntüleri yayımlanırken, yoksulluk ve sosyal adaletsizlikle mücadele eden birçok insan kendisini yalnız ve unutulmuş hissetmektedir. Öte yandan ülkede Arkadag, Daşoğuz ve diğer şehirlerde lüks konut projeleri ve yeni apartmanlar inşa edilmeye devam etmektedir. Ancak birçok dairenin boş kaldığı belirtilmektedir. Yolsuzluk ve bürokrasi, konutların gerçekten ihtiyaç sahibi insanlara ulaşmasını engellemektedir. Ücretsiz konutlar çoğu zaman bağlantısı veya rüşvet verecek maddi gücü olmayan vatandaşlar için erişilemez durumdadır. Raul Hocaniyazov’un hikâyesi yalnızca bir konut meselesi değildir. Bu hikâye insan onuru, devletin sorumluluğu ve ülkenin geleceği ile ilgilidir. Devletin yasalar gereği korumakla yükümlü olduğu yetimlerin evsiz, desteksiz ve umutsuz bırakılması artık yalnızca sosyal bir sorun değildir. Bu durum, sistemsel bir krizin ve ciddi insan hakları ihlallerinin göstergesidir. Yetkililer sessiz kalmaya devam ederken genç insanlar hâlâ bekliyor: Bir ev bekliyorlar. Adalet bekliyorlar. Kendilerini çocukluklarından itibaren koruması gereken devleti bekliyorlar. Kaynak: Turkmen.news https://turkmen.news/2026/05/14/siroty-v-turkmenistane-ne-mogut-poluchit-polozhennoe-po-zakonu-zhilyo/ Fotoğraf: Turkmen.news
Dayanch olarak, her bireyin temel
haklarını korumak ve geliştirmek
için çalışıyoruz.