DÜNYA KAOS İÇİNDE. TÜRKMENİSTAN’DA İSE SESSİZLİK?

DÜNYA KAOS İÇİNDE. TÜRKMENİSTAN’DA İSE SESSİZLİK?

DÜNYA KAOS İÇİNDE. TÜRKMENİSTAN’DA İSE SESSİZLİK? Susmaya Ne Hakkınız Var? Dünya hızla yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürükleniyor. İran etrafındaki çatışmalar, askeri hedeflere yönelik saldırılar, kapanan sınırlar, altyapıya yönelik saldırılar, bölgede artan gerilim. Devletler acil önlemler alıyor. Azerbaycan tahliyeler organize ediyor. Çeşitli ülkelerin dışişleri bakanlıkları tavsiyeler, talimatlar ve uyarılar yayımlıyor. Peki Türkmenistan ne yapıyor? Türkmenistan Cumhurbaşkanı, İran’ın dini liderinin vefatı nedeniyle taziye mesajı yayımladı. Ancak bu açıklamada dahi olayın koşulları açık şekilde ifade edilmedi. Bu temkin mi? Diplomasi mi? Yoksa gerçeği açıkça dile getirmekten kaçınmak mı? Aynı zamanda — kendi vatandaşlarına yönelik tek bir resmi çağrı yok. Ne Cumhurbaşkanından. Ne Dışişleri Bakanlığından. Ne İran ve Dubai’deki Türkmenistan diplomatik temsilciliklerinden. Ne de devlet medyasından. Diplomatik temsilciliklerin resmi sayfalarını izledik. Orada ne talimat var, ne eylem planı, ne uyarı, ne de tahliyeye ilişkin bilgi. Hiçbir şey. Tam bir sessizlik. Buna karşılık sosyal medyada, Rusya vatandaşlarının İran’dan Türkmenistan üzerinden çıkabileceğine dair bilgiler dolaşıyor. Bu kamuoyuna açık şekilde dile getiriliyor. Peki Türkmenistan vatandaşlarına yönelik resmi açıklama nerede? Kendi halkınıza doğrudan çağrı nerede? Güvenlik talimatları nerede? Olası tehlike durumunda izlenecek yol haritası nerede? Acil yardım hattı nerede? Tahliye planı nerede? Bu ne anlama geliyor? Bu, kendi vatandaşlarını açıkça görmezden gelmek anlamına geliyor. Bu, onların güvenliği konusunda sorumluluk alınmadığı anlamına geliyor. Bu, Türkmenistan’daki yönetim anlayışında insanın bir hak sahibi değil, istatistiksel bir unsur olarak görüldüğü anlamına geliyor. Diğer devletler bilgilendirirken, koordine ederken ve uyarırken — Türkmenistan susuyor. Türkmenistan vatandaşları kendi başlarına mı tahmin yürütmeli? Beklemeli mi? Panik mi yapmalı? Mesajlaşma uygulamalarındaki söylentilere mi güvenmeli? Susmaya ne hakkınız var? Siz Anayasa’nın garantörlerisiniz. Vatandaşlarınızı korumakla yükümlüsünüz; “hiçbir şey olmuyor” algısı yaratmakla değil. Riskler konusunda uyarmakla yükümlüsünüz. Açık ve net talimatlar yayımlamakla yükümlüsünüz. Tahliye planı oluşturmakla yükümlüsünüz. Yoksa Türkmenistan vatandaşları sizin için sadece gözden çıkarılabilir insanlar mı? Bilgi alma hakkı olmayan kişiler mi? Ülke içinde fiyat artışları şimdiden hissedilmeye başlandı. Lojistik zincirler bozuldu. Tedarikin önemli bir kısmı İran üzerinden sağlanıyordu. Ekonomik sonuçlar kaçınılmazdır. Ancak toplumla açık bir diyalog yerine yine sessizlik tercih ediliyor. Yetkililer, dünya yanmıyormuş gibi davranıyor. Oysa dünya yanıyor. Devletin sorumluluğu; törenlerde, sloganlarda ya da kişilik kültünde değildir. Devletin sorumluluğu kriz zamanlarında harekete geçmektir. Bugün gördüğümüz eksiklikler: kamuya açık bir kriz planının olmaması, vatandaşlara yönelik uyarıların olmaması, bir acil yardım hattının olmaması, koordine edilmiş tahliye sürecinin olmaması, resmi ve açık bilgilendirmelerin olmaması. Tehlike döneminde sessizlik tarafsızlık değildir. Bu, sorumsuzluktur. Sivil Hareket İnsan Hakları Platformu “DAYANÇ” / Türkmenistan şu taleplerde bulunmaktadır: Türkmenistan vatandaşlarına derhal resmi bir açıklama yapılması. İran ve risk bölgesinde bulunan vatandaşlar için açık güvenlik talimatlarının yayımlanması. Tahliye planının hazırlanması ve kamuoyuna açıklanması. Riskler ve ekonomik sonuçlar hakkında şeffaf bilgilendirme yapılması. Devlet vatandaşlar için vardır. Tersi için değil. Kendinizi güvenliğin garantörü olarak görüyorsanız — harekete geçin. Kendinizi halkın iktidarı olarak görüyorsanız — halkla konuşun. Sorumluluk üstleniyorsanız — gereğini yerine getirin. Dünya kaos içinde. Ve siz sessizliği seçiyorsunuz. Buna ne hakkınız var?

İletişime Geçin

Dayanch olarak, her bireyin temel haklarını korumak ve geliştirmek için çalışıyoruz.

İletişime Geç
Logo