Sivil hareketin insan hakları platformu “DAYANÇ / Türkmenistan”, daha önce uluslararası kurumlara ve diplomatik misyonlara Türkmenistan’daki sağlık sisteminde yaşanan ciddi sorunlara ilişkin bir başvuru göndermişti. Bu başvuruda özellikle kırsal bölgelerde ve küçük şehirlerde yaşayan vatandaşların karşılaştığı zorluklar vurgulanmıştı. Başvuruda vatandaşlardan gelen çok sayıda şikâyet dile getirildi. Bu şikâyetler arasında ambulans eksikliği, ilaç ve tıbbi malzeme yetersizliği, tıbbi ekipman ve nitelikli sağlık personeli eksikliği yer almaktadır. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan insanlar, çoğu zaman zamanında tıbbi yardım alamamaktadır. Birçok yerleşim yerinde acil sağlık hizmetlerinin sağlanması için gerekli koşullar bulunmamakta ve mevcut ambulans sayısı son derece sınırlı kalmaktadır. Bu durum, hastaların ilçe veya bölge hastanelerine ulaştırılması için insanların kendi imkânlarıyla ulaşım aramak zorunda kalmasına neden olmaktadır. Bu yolculuklar bazen saatler sürebilmekte ve ne yazık ki bazı durumlarda insan hayatına mal olabilmektedir. Başvurumuzun incelenmesinin ardından Avrupa Dış Eylem Servisi (EEAS) tarafından 11 Mart 2026 tarihli resmi bir yanıt Brüksel’den gönderildi. Avrupa Birliği temsilcileri mektuplarında sağlık hizmetlerine erişimin uluslararası hukuk tarafından korunan temel bir insan hakkı olduğunu vurguladı. Bu bağlamda İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 25. maddesine ve Türkmenistan’ın taraf olduğu Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin 12. maddesine atıfta bulunuldu. Avrupa Birliği ayrıca sağlık hakkı da dahil olmak üzere insan hakları konularının, Türkmenistan da dahil olmak üzere partner ülkelerle yürütülen diyaloglarda düzenli olarak gündeme getirildiğini belirtti. Mektupta ayrıca Türkmenistan’ın BM insan hakları mekanizmalarıyla iş birliği yapmasının önemi, özellikle BM Sağlık Hakkı Özel Raportörü ile iş birliği yapılması ve mümkün olduğu durumlarda bağımsız izleme süreçlerinin kolaylaştırılması gerektiği vurgulandı. Avrupa Birliği ayrıca DAYANÇ tarafından sağlanan bilgilerin mevcut değerlendirmelerde dikkate alınacağını ifade etti. Yanıtta ayrıca 2022–2026 yılları arasında yürütülen ve 10 milyon avro bütçeye sahip AB–Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ortak projesine de değinildi. Bu proje Orta Asya ülkelerinde sağlık sistemlerinin güçlendirilmesini, rutin aşılama programlarının geliştirilmesini (HPV ve COVID-19 aşıları dahil) ve hastalık izleme sistemleri için dijital sağlık verilerinin iyileştirilmesini amaçlamaktadır. Sivil hareket insan hakları platformu “DAYANÇ / Türkmenistan”, Türkmenistan’daki sağlık sektöründe yaşanan gerçek durumu ve vatandaşların her gün karşı karşıya kaldığı sorunları uluslararası topluma bildirmeye devam edecektir. Biz inanıyoruz ki nitelikli sağlık hizmetlerine erişim bir kişinin yaşadığı yere bağlı olmamalıdır ve kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların da büyük şehirlerde yaşayan insanlar ile aynı yaşam ve sağlık hakkına sahip olması gerekir.
Dayanch olarak, her bireyin temel
haklarını korumak ve geliştirmek
için çalışıyoruz.