Bir Milletin Ölçeği, Amacının Ölçeğidir: Türkmenistan Vatandaşları İçin Düşünceler

Bir Milletin Ölçeği, Amacının Ölçeğidir: Türkmenistan Vatandaşları İçin Düşünceler

Aida Ahmetova’nın “Bir Milletin Ölçeği, Amacının Ölçeğidir” başlıklı makalesini okuduktan sonra, sadece ilgi duymadım — derin bir içsel etki hissettim. Bu gerçekten ilham verici bir yazı. Hazır cevaplar sunmuyor, ancak kaçınılmaz bir soruyu ortaya koyuyor: Biz kimiz ve bir toplum olarak amacımız nedir? Aida, milletlerin ancak net bir amacı olduğunda hayatta kalabildiğini ve gelişebildiğini anlatıyor. Yüzeysel ya da dayatılmış bir amaç değil, gerçek, birleştirici ve anlam veren bir amaç. Ve bu noktada Türkmenistan ile bir paralellik kurmamak imkânsız. Bugün Türkmenistan vatandaşları, kolektif bir amacın fiilen bastırıldığı koşullarda yaşamaktadır. İnsanlar bilinçli olarak hayatta kalma, parçalanmışlık ve korku içinde tutulmaktadır. İnsan geleceği düşünemez hale getirildiğinde, sadece günü kurtarmaya odaklanır. Ve bir millet bu şekilde yaşadığında, onu bir kaynağa dönüştürmek çok kolay hale gelir. Ama biz bir kaynak değiliz. Biz tarih, kültür ve onura sahip bir halkız. Zor dönemlerden geçmiş, ancak kimliğini kaybetmemiş bir halkız. Ancak bugün, Aida’nın ortaya koyduğu aynı soruyla karşı karşıyayız: Anlam haritasında biz kimiz? Bugün Türkmenistan ne ile anılıyor? İzolasyonla mı? Özgürlüklerin kısıtlanmasıyla mı? Yurtdışında bile pasaport alamamakla mı? Ses hakkının olmamasıyla mı? Ama bu bizim özümüz değil. Bu, halkın amacından mahrum bırakıldığı bir sistemin sonucudur. Aida’nın çok doğru ifade ettiği gibi: Bir milletin amacı yoksa, amacı olanların aracı haline gelir. Bu gerçeği kabul etmek özellikle acı vericidir; çünkü Türkmenistan’daki insan hakları durumuna baktığımızda, hareket özgürlüğünden mahrum bırakılan insanları, sınırlar ve yasaklarla ayrılmış aileleri ve baskı ile karşı karşıya kalan aktivistleri görüyoruz. Ancak bu makale sadece eleştiri değil — aynı zamanda bir umut taşır. Çünkü amaç yeniden kazanılabilir. Amaç, iktidar tarafından verilen bir şey değildir. Amaç, halkın içinden doğar. Bugün Türkmenistan vatandaşları için bu amaç şu olabilir: — onuru yeniden kazanmak — söz hakkını geri almak — hareket özgürlüğünü, aile birliğini ve güvenliği yeniden sağlamak — insanın bir araç değil, bir değer olduğu bir toplum inşa etmek Biz “kapalı bir ülke” olarak algılanan bir millet olmak zorunda değiliz. Konuşan, düşünen, birleşen ve üreten bir millet olabiliriz. Bu yüzden Aida Ahmetova’nın makalesi benim için sadece bir metin değil. Bu bir hatırlatmadır. Bir milletin ölçeğinin, topraklarıyla ya da kaynaklarıyla değil, kendi kendine koyduğu standartlar ve taleplerle belirlendiğinin hatırlatılmasıdır. Ve bugün Türkmenistan’daki her vatandaşın karşı karşıya olduğu temel soru şudur: Bölünmüş ve sessiz kalmaya devam mı edeceğiz — yoksa bir amacı olan bir millet olmaya hazır mıyız? Çünkü bir halk ortak bir amaç bulduğu anda, onu bastırmak ya da dışarıdan dayatılan anlamlarla yaşatmak artık mümkün değildir.

İletişime Geçin

Dayanch olarak, her bireyin temel haklarını korumak ve geliştirmek için çalışıyoruz.

İletişime Geç
Logo