BAĞLANTILAR YASADAN DAHA GÜÇLÜ OLDUĞUNDA: JEREN DAVASI VE ARKADAĞ ŞEHRİ HÂKİMİ GÜLŞAT MÄMMEDOWA’YA SORU

BAĞLANTILAR YASADAN DAHA GÜÇLÜ OLDUĞUNDA: JEREN DAVASI VE ARKADAĞ ŞEHRİ HÂKİMİ GÜLŞAT MÄMMEDOWA’YA SORU

BAĞLANTILAR YASADAN DAHA GÜÇLÜ OLDUĞUNDA: JEREN DAVASI VE ARKADAĞ ŞEHRİ HÂKİMİ GÜLŞAT MÄMMEDOWA’YA SORU Türkmenistan’da üst düzey bir yetkilinin akrabası olmak, bir kişiyi fiilen cezai sorumluluktan koruyabilir mi — hem de söz konusu olan bir kadına ve çocuğa yönelik iddia edilen cinsel şiddet olduğunda? Jeren ve 11 yaşındaki kızının yaşadıkları, tam da bu korkunç soruyu gündeme getiriyor. 24 Temmuz 2026 tarihinde Turkmen.news, Türkmenistan’da yaşayan Jeren ve reşit olmayan kızının davasına ilişkin yeni bilgiler yayımladı. Habere göre kadın, aylardır Mesgen Akmämmedow’un cezai sorumluluğa tabi tutulmasını sağlamaya çalışıyor. Jeren, Akmämmedow’u kendisine yönelik cinsel şiddet uygulamakla ve 11 yaşındaki kızına yönelik cinsel nitelikli hukuka aykırı eylemlerde bulunmakla suçluyor. Turkmen.news; tıbbi incelemeler, çocuğun psikolojik ve psikiyatrik değerlendirmeleri, tanık ifadeleri ve Jeren’in beyanına göre iddialarını doğrulayan diğer materyallerin bulunduğunu bildiriyor. Buna rağmen, haberde aktarılan bilgilere göre cezai soruşturma defalarca durduruldu veya ilerletilmedi. Ancak bu hikâyenin başka bir yönü çok daha ciddi soruları gündeme getiriyor. Gülşat Mämmedowa’nın adı ve olası nüfuz kullanımı sorusu Turkmen.news’in Jeren’e ve Akmämmedow’un çevresinden bir kaynağa dayandırdığı bilgilere göre, davanın iddia edilen şüphelisi Mesgen Akmämmedow’un Arkadağ şehri hâkimi Gülşat Mämmedowa ile akrabalık bağı bulunabilir. Haberde yer verilen kaynağın iddiasına göre, Sahy ve Hudaýberdi öz kardeştir ve bu nedenle Akmämmedow’un Gülşat Mämmedowa’nın öz yeğeni olduğu ileri sürülmektedir. Bu son derece ciddi bir iddiadır. Bu nedenle söz konusu bilgi, kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla tespit edilmiş bir gerçek olarak değil, medya tarafından yayımlanmış ve bağımsız, resmî bir soruşturmayla doğrulanması gereken bir iddia olarak değerlendirilmelidir. Ancak asıl soru tam da burada ortaya çıkmaktadır. Eğer akrabalık ilişkisine dair bilgiler doğruysa, Gülşat Mämmedowa veya onunla bağlantılı kişiler soruşturmanın seyrini doğrudan ya da dolaylı olarak etkiledi mi? Eğer etkilemedilerse, Türkmenistan makamları bunu şeffaf ve bağımsız bir soruşturmayla ortaya koyabilmelidir. Eğer etkiledilerse, artık yalnızca tek bir ceza davasından söz etmiyoruz. Bu durumda, bir kadın ve çocuğa karşı son derece ağır eylemlerle suçlanan bir kişiyi korumak amacıyla devlet nüfuzunun kullanılmış olabileceğinden söz ediyoruz. Nüfuzluysan her şey serbest mi? Bir vatandaş polise ve savcılığa başvurduğunda, deliller sunduğunda, çeşitli incelemelerden geçtiğinde, tanıklar bulduğunda ve verilen kararlara itiraz ettiğinde, ancak buna rağmen dosya tekrar tekrar durdurulduğunda ortaya çıkan izlenim tam olarak budur. Turkmen.news’in aktardığı bilgilere göre, Bagtyýarlyk ilçesi savcılığı soruşturmacısı Meýlis Berdiýew ve savcı Gurbangeldi Çopanow, Akmämmedow’un eylemlerini Türkmenistan Ceza Kanunu’nun 134. maddesinin 2. fıkrasının “a” bendi kapsamında değerlendirmiş ve Ocak 2026’da ceza davası açılması için talepte bulunmuştur. Ancak habere göre ceza davası açılması reddedilmiştir. Jeren daha sonra Türkmenistan Başsavcılığına ve Aşkabat Savcılığına başvurmuştur. Yayımlanan haberde, kendisine “suç unsurlarının bulunmaması” gerekçesiyle ceza davasının kapatıldığına ilişkin bir başka yanıt verildiği belirtilmektedir. Özellikle endişe verici olan ise, adalet arayışının ardından baskının bu kez bizzat başvurucu kadına yöneltildiğine ilişkin iddialardır. Jeren’in ifadelerine göre kendisi takip edilmekte, temasları kontrol edilmekte, çeşitli devlet kurumlarına çağrılmakta ve başvurduğu avukatlar daha sonra kendisiyle çalışmaktan kaçınmaktadır. Kadın ayrıca Türkmenistan’dan çıkışının kısıtlandığını da ileri sürmektedir. Tüm bu iddialar bağımsız bir soruşturmayla incelenmelidir. Ancak devlet, olası yetki ve nüfuz suistimali iddialarına daha fazla kapalılıkla cevap veremez. Bu hikâyenin en korkunç tarafı: çocuk Savcılık, makamlar, bağlantılar ve üst düzey yetkililer hakkında konuşurken en önemli husus gözden kaçırılmamalıdır. Bu hikâyenin merkezinde bir çocuk bulunmaktadır. Turkmen.news’in aktardığı bilgilere göre kız çocuğu, son derece ağır bir psikolojik durum yaşamış ve intihar girişiminde bulunmuştur. Bundan önce saçlarını kestiği ve üvey babasının cezalandırılmasını talep eden bir not hazırladığı bildirilmektedir. Haberde ayrıca çocuğun psikologlar ve psikiyatristler tarafından defalarca değerlendirildiği, tanık ifadelerinin ve video materyallerinin bulunduğu ileri sürülmektedir. Bu bilgilerin yalnızca bir kısmı dahi doğruysa, devlet çocuğun güvenliğini her türlü makamın, tanışıklığın, aile bağının ve herhangi bir yetkilinin itibarının üzerinde tutmakla yükümlüydü. Bir çocuk, korunmaya layık olduğunu devlete kanıtlamak zorunda değildir. Çocuğu korumak devletin görevidir. Gülşat Mämmedowa’ya — bir kadın, bir anne ve devlet yöneticisi olarak çağrı Sayın Gülşat Sahyýewna Mämmedowa! Bugün adınız, bir kadının kendisine yönelik ağır şiddet ve reşit olmayan kızına yönelik hukuka aykırı eylemlerle suçladığı bir kişiyle bağlantılı olarak kamuoyunda anılmaktadır. Bağımsız bir soruşturma yapılmadan bu davaya müdahale ettiğinizi iddia etmiyoruz. Tam da bu nedenle size kamuoyu önünde sesleniyoruz. Eğer yayımlanan akrabalık bağına ilişkin bilgiler doğruysa, soruşturmaya yönelik her türlü olası müdahaleden açıkça uzak durun ve adınızın, makamınızın ve nüfuzunuzun akrabaları hukuki sorumluluktan korumak amacıyla kullanılamayacağını kamuoyuna açıklayın. Bir kadın olarak — başka bir kadının sesini duyun. Bir anne olarak — her şeyden önce çocuğu düşünün. Bir devlet yöneticisi olarak — bu olayın üzerinin örtülmesini değil, hukuka uygun, bağımsız ve tarafsız biçimde soruşturulmasını talep edin. Eğer akrabanız suçsuzsa, bunu bağımsız bir soruşturma ortaya koymalıdır. Eğer suçluysa, akrabalık bağları onu sorumluluktan kurtarmamalıdır. Hukukun üstünlüğü tam olarak budur. Hiçbir kariyer bir çocuğun güvenliğinden daha değerli olamaz. Hiçbir soyadı hukukun üzerinde olmamalıdır. Türkmenistan makamlarına çağrı Türkmenistan Başsavcılığına, İçişleri Bakanlığına, diğer yetkili devlet kurumlarına ve ülke yönetimine sesleniyoruz. Jeren ve kızının davası, soruşturmanın gerçek anlamda bağımsızlığı sağlanarak yeniden incelenmelidir. Yalnızca ilk suçlamalar değil; cezai soruşturmanın sonlandırılmasına ilişkin koşullar, soruşturmacılar, savcılar, tanıklar ve avukatlar üzerinde olası baskılar, Jeren’in takip edildiğine ilişkin iddialar ve ülkeden çıkış hakkının kısıtlandığına dair bilgiler de araştırılmalıdır. Herhangi bir üst düzey devlet yetkilisinin veya onunla bağlantılı kişilerin davanın seyrini etkileyip etkilemediği konusu ayrıca ve kapsamlı biçimde soruşturulmalıdır. Jeren ve kızı baskı ve zulümden korunmalıdır. En önemlisi, çocuğa güvenli bir ortam, mahremiyet ve nitelikli psikolojik destek sağlanmalıdır. Reşit olmayan bir çocuğun sürekli sorgulamalar ve incelemeler yoluyla tekrar tekrar travmatize edilmesi kabul edilemez. Birleşmiş Milletler’e ve uluslararası topluma çağrı Birleşmiş Milletler kurumlarına, yabancı devletlerin temsilciliklerine, uluslararası insan hakları örgütlerine ve kadınlarla çocukların haklarının korunması alanında çalışan uluslararası mekanizmalara da sesleniyoruz. Jeren ve reşit olmayan kızının davasına dikkat gösterin. Burada söz konusu olan yalnızca tek bir aile değildir. Bu dava, iddia edilen failin güçlü ve nüfuzlu bağlantılara sahip olabileceği bir durumda devletin bir kadını ve çocuğu koruma kapasitesinin sınandığı bir vakadır. Uluslararası kurumları, kendi görev ve yetkileri çerçevesinde Türkmenistan makamlarından soruşturmanın seyri, anne ve çocuğu korumak amacıyla alınan tedbirler, cezai soruşturmanın sonlandırılmasının gerekçeleri ve başvurucu kadına yönelik baskı iddiaları hakkında bilgi talep etmeye çağırıyoruz. Bu tür durumlarda sessizlik, cezasızlık algısını güçlendirmektedir. Hukuk ya herkes için eşittir ya da artık hukuk değildir Jeren’in davası Türkmenistan’ın önüne, yeni bir resmî ve şekli yanıtla geçiştirilemeyecek bir soru koymaktadır. Sıradan bir kadın, arkasında nüfuzlu akrabaların bulunduğu iddia edilen bir kişiyle karşı karşıya kaldığında ne olur? Bir insan yoksul ve bağlantısızsa hukuk bütün ağırlığıyla uygulanırken, akrabası üst düzey bir devlet görevinde olduğunda ceza dosyaları ortadan mı kayboluyor? Eğer durum böyle değilse, makamlar bunun aksini açıklamalarla değil, şeffaf ve bağımsız bir soruşturmayla kanıtlamalıdır. Biz mahkeme kararı olmadan herhangi bir kişinin suçlu ilan edilmesini talep etmiyoruz. Biz yalnızca, yayımlanan materyallerden anlaşıldığı kadarıyla bu ailenin bugüne kadar elde edemediği şeyi talep ediyoruz: bağımsız bir soruşturma, anne ve çocuk için güvenlik ve herkesin hukuk önünde eşitliği. Çünkü bir çocuğa yönelik olası şiddet, bir aile içi anlaşmazlık değildir. Bir yetkilinin itibarı meselesi değildir. İdari bir kararla kapatılabilecek bir sorun değildir. Bu, çocuğun hakları, kadının hakları ve devletin temel yükümlülüğünü yerine getirme kapasitesiyle ilgilidir: insanı korumak; nüfuzu ve makamları değil. Hiçbir devlet görevlisi hukukun üzerinde olmamalıdır. Hiçbir devlet görevlisinin akrabası hukuk karşısında dokunulmazlık kazanmamalıdır. Ve hiçbir çocuk, birilerinin bağlantıları uğruna sağlığıyla veya hayatıyla bedel ödememelidir. Bu materyal, Turkmen.news tarafından 24 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan bilgiler temelinde hazırlanmıştır. Suç işlendiğine, akrabalık ilişkilerine ve devlet görevlilerinin olası müdahalesine ilişkin, kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla tespit edilmemiş iddialar; mağdurun, kaynakların ve medyanın aktardığı beyanlar ve bilgiler olarak sunulmakta olup bağımsız bir soruşturmayla doğrulanmaları gerekmektedir.

İletişime Geçin

Dayanch olarak, her bireyin temel haklarını korumak ve geliştirmek için çalışıyoruz.

İletişime Geç
Logo