Anaokulundan Okula: Sistem Neden Değişmiyor? Türkmenistanlı ailelerin karşılaştığı sorunlar, çocukların ilk okul zili çalmadan çok daha önce başlıyor. Türkmenistan Kronikleri’nin 11 Ağustos 2026 tarihinde Aşkabat’taki anaokullarının durumuna ilişkin yayımladığı haber, artık tanıdık hale gelen bir tabloyu ortaya koyuyor: Resmî olarak devlet sistemi mevcut ve herkes için erişilebilir olması gerekiyor, ancak uygulamada ebeveynler gayriresmî ödemeler, ek masraflar, aşırı kalabalık gruplar ve çocukların beslenmesiyle ilgili sorunlarla karşılaşıyor. Habere göre, bir çocuğun ikamet ettiği bölgedeki anaokuluna yerleştirilmesi için ebeveynlerden 2.000 manata kadar rüşvet talep edilebiliyor. Çocuk anaokuluna kabul edildikten sonra ise ailelere temin etmeleri gereken uzun bir ihtiyaç listesi veriliyor. Bu listede yatak takımları ve sofra gereçlerinden tuvalet kâğıdı, temizlik malzemeleri ve çamaşır deterjanına kadar pek çok ürün bulunuyor. Ayrıca çeşitli “ihtiyaçlar” gerekçe gösterilerek 200–300 manat tutarında ek ödemelerin de talep edildiği bildiriliyor. Çocukların beslenmesi ise ayrı bir sorun. Ebeveynler, okul öncesi kurumlarda yeterli ve sağlıklı beslenmenin devlet sisteminin temel sorumluluklarından biri olması gerekirken, çocuklarının eve aç döndüğünü belirtiyor. Ancak çocuk büyüyüp okula başladığında sorunlar sona ermiyor. Aileler yeniden masrafları hesaplamak, gerekli malzemeleri kendi imkânlarıyla satın almak ve çeşitli ek ödemelerle karşılaşmak zorunda kalıyor. Özellikle düşük gelirli aileler için birden fazla çocuğu yeni eğitim yılına hazırlamak ciddi bir maddi yüke dönüşebiliyor. Burada temel bir soru ortaya çıkıyor: Sistem neden değişmiyor? Türkmenistan’ın kaliteli eğitimi ve çocuklar için insana yakışır koşulları ulaşılması güç bir ayrıcalık olarak görmesi için nesnel bir neden yoktur. Ülke son derece büyük doğal kaynaklara sahiptir. Dolayısıyla mesele artık yalnızca para yetersizliğiyle açıklanamaz. İmkân mı yok, yoksa sistemi değiştirme iradesi mi? Aynı sorunlar yıllardır devam ediyorsa, devletin erişilebilir olduğunu açıkladığı bir eğitim sisteminde ebeveynler ödeme yapmak zorunda bırakılıyorsa, eğitim kurumlarının temel ihtiyaçlarının karşılanması fiilen ailelerin üzerine yükleniyorsa ve rüşvet ile gayriresmî ödemelere ilişkin şikâyetler sürekli tekrarlanıyorsa, artık münferit olaylardan değil, sistemsel bir sorundan söz etmek gerekir. Devlet; anaokulları ve okulların finansmanında şeffaflığı, kamu kaynaklarının nasıl harcandığı konusunda etkili denetimi ve ebeveynlerin ihlalleri güvenli bir şekilde bildirebilecekleri mekanizmaları sağlamak zorundadır. Hiçbir ebeveyn, ödeme yapmayı reddettiği için çocuğuna daha az ilgi gösterileceğinden veya daha kötü davranılacağından korkmamalıdır. En önemlisi, çocuklara yapılan harcamalar ikincil bir mesele olarak görülmemelidir. Anaokulları ve okullar, devletin ebeveynlerin sırtından tasarruf edeceği yerler değildir. Bunlar ülkenin geleceğine yapılan yatırımdır. Bu nedenle Türkmenistan vatandaşlarına da çağrıda bulunuyoruz: Deneyimlerinizi paylaşın. Bugün bir çocuğu anaokuluna yerleştirmenin gerçek maliyeti ne kadar? Okullarda hangi ek ödemeler talep ediliyor? Bir çocuğu yeni eğitim yılına hazırlamak aileye ne kadara mal oluyor? Devlet gerçekte neleri ücretsiz sağlıyor, hangi masrafları ise aileler kendi ceplerinden karşılamak zorunda kalıyor? Bu sorunlar her ailenin kapalı kapıları ardında kaldığı sürece sistem, sorun yokmuş gibi davranabilir. Ancak binlerce ebeveyn bunları açıkça dile getirdiğinde, mesele artık kişisel olmaktan çıkar ve cevap verilmesi gereken toplumsal bir soruna dönüşür. Bilgi ve fotoğraf kaynağı: Türkmenistan Kronikleri, 11 Ağustos 2026.
Dayanch olarak, her bireyin temel
haklarını korumak ve geliştirmek
için çalışıyoruz.