Çocuklara Destek Konusundaki Açıklamalar Gerçeklikle Örtüşmediğinde: Türkmenistan’daki Anaokullarında Beslenme ve UNICEF’e Yönelik Sorular

Çocuklara Destek Konusundaki Açıklamalar Gerçeklikle Örtüşmediğinde: Türkmenistan’daki Anaokullarında Beslenme ve UNICEF’e Yönelik Sorular

Çocuklara Destek Konusundaki Açıklamalar Gerçeklikle Örtüşmediğinde: Türkmenistan’daki Anaokullarında Beslenme ve UNICEF’e Yönelik Sorular UNICEF Türkmenistan, Dünya Emzirme Haftası kapsamında anne ve çocuklara yönelik destek sistemlerinin güçlendirilmesinden söz ederken, Aşkabat’tan gelen bağımsız haberler çok daha kaygı verici bir tablo ortaya koyuyor: Çocukların devlet anaokullarından eve aç döndüğü, yemeklerin kalitesinin giderek kötüleştiği, ebeveynlerin ve çalışanların ise yaşananlar hakkında açıkça konuşmaktan çekindiği bildiriliyor. 31 Temmuz 2026 tarihinde Azatlık Radyosu Türkmen Servisi, Aşkabat’taki anaokullarına devam eden çocukların ebeveynlerinin şikâyetlerini aktardı. Haberde görüşlerine yer verilen kaynaklara göre çocuklar anaokulundan eve aç dönüyor ve okul öncesi kurumlarda sunulan yemekler giderek daha yetersiz ve tekdüze hâle geliyor. Burada söz konusu olan yalnızca menüden duyulan memnuniyetsizlik değildir. Ebeveynlerin ve anaokulu çalışanlarının aktardıkları doğruysa, durum çocuğun en temel haklarından biri olan yeterli ve sağlıklı beslenme, sağlık ve normal fiziksel ve zihinsel gelişim için gerekli koşullara sahip olma hakkı açısından ciddi sorular doğurmaktadır. Dört Çocuğa Bir Elma ve Tekdüze Beslenme Azatlık Radyosu’nun haberine göre ebeveynler, Aşkabat’taki bazı anaokullarında verilen yemeklerin tekdüze ve yetersiz hâle geldiğini belirtiyor. Çocuklara sürekli olarak makarna, buğday lapası, şekerli çay ve ekmek verildiği ifade ediliyor. Sebze ve meyvenin daha kolay erişilebilir olması beklenen yaz aylarında bile bunların miktarının azaldığı bildiriliyor. Kaynaklardan biri, yılın başlarında çocuklara birer elma, mandalina veya portakal verilirken, artık bir elmanın dört parçaya bölünerek dört çocuğa paylaştırılabildiğini aktarıyor. Ebeveynler, yemeklerin hem miktarı hem de kalitesi nedeniyle çocukların eve aç döndüğünü söylüyor. Gıda ürünlerinin kalitesi hakkındaki iddialar ise daha da kaygı verici. Anaokulu çalışanları daha önce de Azatlık’a çürük sebzeler, yeterince pişmemiş ekmek ve tedarik edilen diğer gıda ürünleriyle ilgili sorunları anlatmıştı. Son haberde ayrıca, kötü kokan etlerin yemek yapılmadan önce ek işlemlerden geçirilmek zorunda kaldığı yönündeki çalışan ifadelerine yer veriliyor. Bütün bu iddialar bağımsız biçimde araştırılmalı ve ilgili devlet kurumları tarafından kamuoyuna açık bir şekilde yanıtlanmalıdır. İnsanların Konuşmaktan Korktuğu Bir Sorun Özellikle dikkat çekici bir diğer husus, Azatlık’a konuşan ebeveynlerin ve anaokulu çalışanlarının güvenlik endişeleri nedeniyle kimliklerini açıklamadan konuşmalarıdır. Bu durum sorunun niteliğini önemli ölçüde değiştirmektedir. Ebeveynler kendi çocuklarına verilen yemekler hakkında özgürce şikâyette bulunamıyor, çalışanlar ise gıda ürünlerinin kalitesini kamuoyuna açıklamaktan korkuyorsa, mesele artık yalnızca okul öncesi eğitim sistemindeki eksikliklerden ibaret değildir. Bu durum, güvenli ve etkili şikâyet mekanizmalarının, bağımsız denetimin ve herhangi bir baskı veya misilleme korkusu olmadan ihlallerin bildirilebilmesi imkânının bulunup bulunmadığı konusunda ciddi sorular doğurmaktadır. Azatlık’ın da belirttiği üzere Türkmenistan makamları, bağımsız medyada yayımlanan bu tür sorunlara ilişkin haberleri kamuoyu önünde yorumlamamaktadır. Bu Tablo Karşısında UNICEF “Hayata En İyi Başlangıçtan” Söz Ediyor Bu durum, UNICEF Türkmenistan’ın 1–7 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen Dünya Emzirme Haftası dolayısıyla yaptığı paylaşımla karşılaştırıldığında daha da çarpıcı hâle geliyor. UNICEF’in paylaşımında şu ifade yer alıyor: > “Her çocuk hayata en iyi başlangıcı hak eder.” UNICEF, Türkmenistan Sağlık ve Medikal Sanayi Bakanlığı ve Gurbangulu Berdimuhamedov Adını Taşıyan Bakıma Muhtaç Çocuklara Yardım Hayır Vakfı ile birlikte yürütülen çalışmalardan söz ediyor. Ayrıca haftanın, “Sadece Anne Sütüyle Beslenmeye Yönelik Destek Sistemlerinin Güçlendirilmesi” başlıklı Ulusal Yuvarlak Masa toplantısıyla tamamlanacağı ve ortakların anneler ile çocuklara yönelik politikaların, hizmetlerin ve destek mekanizmalarının geliştirilmesine ilişkin sonraki adımları görüşeceği belirtiliyor. Emzirmenin desteklenmesi kuşkusuz son derece önemlidir. Ancak çocuğun yeterli beslenme hakkının korunması emzirme döneminin sona ermesiyle bitmez. Her çocuk gerçekten de hayata en iyi başlangıcı hak eder. Ancak aynı çocuk üç, dört veya beş yaşına geldiğinde de yeterli ve besleyici gıdaya erişme hakkına sahiptir. Tam da bu noktada kamuoyuna yapılan açıklamalar ile ailelerin yaşadığı gerçekliğe ilişkin haberler arasında ciddi bir uçurum ortaya çıkmaktadır. Çocukların %40’ı Okul Öncesi Kurumlara Devam Ediyor Azatlık’ın, UNICEF ile Türkmenistan Devlet İstatistik Komitesi tarafından hazırlanan ve Haziran 2020’de yayımlanan ortak rapora dayanarak aktardığı veriler, konunun önemini daha da artırmaktadır. Bu verilere göre, 3–5 yaş arasındaki çocukların yaklaşık %40’ı okul öncesi eğitim kurumlarına devam ediyordu. Dolayısıyla anaokullarındaki beslenme sisteminin durumu çok sayıda çocuğu ve aileyi doğrudan etkileyebilecek bir meseledir. Bununla birlikte haberde belirtildiği üzere Türkmenistan makamları, anaokullarına devam eden çocukların sayısı, okul öncesi sistemin mevcut durumu veya ailelerin sosyoekonomik koşulları hakkında yeterli ve güncel istatistikleri kamuoyuyla paylaşmamaktadır. Şeffaf ve güncel veriler olmadan sorunun gerçek boyutunu değerlendirmek mümkün değildir. UNICEF Yalnızca Devlet Kurumlarını Değil, Vatandaşları da Dinlemelidir Bu noktada UNICEF’in Türkmenistan temsilciliğine yönelik temel bir soru ortaya çıkmaktadır. Bakanlıklarla, devlet kurumlarıyla ve vakıflarla iş birliği yapılması ve yuvarlak masa toplantıları düzenlenmesi, tek başına çocukların gerçek yaşam koşullarının iyi olduğunun göstergesi sayılamaz. Bağımsız medya çocukların anaokullarından eve aç döndüğünü bildiriyorsa ve ebeveynlerle çalışanlar yaşananları açıkça anlatmaktan korkuyorsa, temel görevi çocuk haklarının korunmasıyla doğrudan bağlantılı olan uluslararası bir kuruluş bilgi edinirken yalnızca devlet kurumlarına değil; ebeveynlere, bağımsız kaynaklara ve sivil topluma da ulaşmalıdır. Vatandaşların çocuk haklarıyla ilgili olası ihlalleri UNICEF’e güvenli ve erişilebilir bir şekilde bildirebilecekleri bir iletişim kanalının bulunması özellikle önemlidir. Peki Vatandaşlar UNICEF’e Nasıl Ulaşabilir? Burada başka ciddi bir sorun daha ortaya çıkmaktadır. UNICEF Türkmenistan’ın Facebook sayfasında iletişim adresi olarak belirtilen e-posta adresinin, kendi deneyimlerimize göre, işleyen ve etkili bir iletişim kanalı sağlamadığını bir kez daha hatırlatıyoruz. Bu, basit bir teknik ayrıntı değildir. Çocuk haklarını korumak için çalıştığını açıklayan uluslararası bir kuruluşun ebeveynler, hak ihlali mağdurları, insan hakları savunucuları ve sivil toplum temsilcileri tarafından gerçekten ulaşılabilir olması gerekir. Fiilen iletişim kurulmasına imkân vermeyen bir iletişim adresi, etkili bir geri bildirim mekanizması olarak değerlendirilemez. Bu nedenle UNICEF Türkmenistan’ı kamuoyuna açıkladığı iletişim bilgilerini kontrol etmeye, vatandaşlar için erişilebilir ve gerçekten çalışan iletişim kanalları sağlamaya ve ebeveynlerin çocukların sağlığı, beslenmesi, güvenliği ve haklarıyla ilgili sorunları gizlilik içinde nasıl bildirebileceklerini açıkça duyurmaya çağırıyoruz. Çocuk Hakları Yuvarlak Masa Toplantılarıyla Değil, Gerçek Yaşam Koşullarıyla Ölçülmelidir Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, her çocuğun ulaşılabilecek en yüksek sağlık standardına sahip olma hakkını tanımakta ve devletlerin hastalık ve yetersiz beslenmeyle mücadele etmek amacıyla, yeterli ve besleyici gıda ile temiz içme suyuna erişim de dâhil olmak üzere gerekli önlemleri almasını öngörmektedir. Bu nedenle çocuklara yönelik politikaların başarısı, her şeyden önce çocukların gerçek yaşam koşulları üzerinden değerlendirilmelidir. Bir çocuk devlet anaokulunda bütün bir gün geçirdikten sonra eve aç dönüyorsa, bu sorun konferanslarla, resmî etkinliklerle veya özenle hazırlanmış sosyal medya paylaşımlarıyla telafi edilemez. UNICEF ve Türkmenistan makamları kamuoyuna somut soruların yanıtlarını vermelidir: Anaokullarında şu anda hangi beslenme standartları uygulanmaktadır? Gıdaların kalitesini ve güvenliğini kim denetlemektedir? Ebeveynlerin şikâyetleri nasıl değerlendirilmektedir? Bağımsız denetimler yapılıyor mu? Bir çocuğun haklarının ihlal edildiğinden şüphelenildiğinde vatandaşlar güvenli bir şekilde nereye başvurabilir? Çocukların refahına ilişkin kamuoyuna yapılan açıklamalar sahadaki gerçeklikle desteklenmelidir. Her çocuk gerçekten hayata en iyi başlangıcı hak eder. Ancak çocuğun yeterli beslenme, sağlık ve güvenlik hakkı yalnızca UNICEF’in yayınlarında yer almamalı; Türkmenistan’ın her anaokulunda, her gün fiilen güvence altına alınmalıdır. Kaynaklar: Azatlık Radyosu, 31 Temmuz 2026, “Başkentteki anaokullarında verilen yemeklerden sonra çocuklar eve aç dönüyor”: https://www.azathabar.com/a/cagalar-bagynda-berilyan-nahardan-son-korpeler-ac-galyar/33818977.html UNICEF Türkmenistan’ın 1–7 Ağustos 2026 Dünya Emzirme Haftası dolayısıyla UNICEF Türkmenistan Facebook sayfasında yayımlanan paylaşımı.

İletişime Geçin

Dayanch olarak, her bireyin temel haklarını korumak ve geliştirmek için çalışıyoruz.

İletişime Geç
Logo